ağır belki de çok ağır.
elindeki şişenin doldurduğundan daha ağır bir kafa ile banktan kalktı ve yürüyerek uzaklaştı. mırıldanıyordu, tekrarlıyor durmadan kusuyordu:
ağır, belki de, çok ağır.
arkasından bakan gözler, bir ayağının yerde süründüğünü fark ederler ve hep ona takılırlar. söyledikleri karıştırıcıdır. tüm pisliği içeri tıkar ve bir süre başka birşey duymaz kulaklar. içindeki boşluğa yankıdır, fısıldadıkları. attığı her adım ölümüne götürür onu, sürüklenen ayağı ise yaşadığı hayata takılmasını sağlar, düşer hep ve hep düşler kafası burnu gözü ağzı kan doluyken. doluyken boşaltır zaten, hep bir belki de..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder