dengenin yokluk ile hiçlik arasında kurulamacağını biliyordu. anlamsız sancıların doğurduğu günlerde nefes alıyordu. nefesini sadece aşkına saklamalıydı, sadece o yüzde patlamalıydı tümceleri. yaktığı tüm kağıtların küllerinde boğulabilirdi, ama o boğazındaki alkol ile gözlerini açtı.
yarattığım karanlık odanın ortasında beyaz tepelere bakarken bulan kendini, karmaşanın rengini işte bulur.
bulduğu sadece kesmesiyah olanların, kendi acılarında boğulanların hırıltısı yankılanır duvarlarda.
müzik hep vardır, yankı bazen..
yankılarına koşarsa bazıları, kapılardaki kilitleri kırmaktır isyan. hep belkide hep isyanda arar durur insan çıkışını. kaçışı olmayan bir labirent gibi, girişi olmayan bir odadır yaratılan. içine doğar karanlığına ölürsün.
rahatça uyuşabilirsin, müzik nettir. gitarları düşünürsün ne zaman gelecek diye..
kendine isyandır, varlığa küfür yaptıkların..
durmadan koştukça oda küçülür.. insan büyür..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder