karşısında dikilen insanların hiçbiri orada değildi. o taş gibi, hareketsiz duruyordu, insanlar akıyordu. yağmur omuzlarından kayıyor, dirseklerinden damlıyordu. rüzgar yaprakları uçuştururken, bulutlar tekrar çatladı. gök kan kusuyor olmalıydı ki ancak acısı dinsin.
dinen hiçbirşey olmadı, ne yağmur ne de acısı..
kusan sadece ayaklarının altında oturan en iyi dostuydu, şarap kokuyordu..
düşündü, hep yaptığı gibi durarak, hep aynı noktaya bakarak. herşey silinmişti. sadece aklını..
neden garip isimler kaldı geriye, gerçekleri sorgulmak için mi?
Bayülkem, Göktulga, Künmat, Pişdar, Rodin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder